Aykırı Medya

Çalışma Hakkı mı, Gelir Hakkı mı?

Toplum herkese iş vermeyi vaat ediyor; fakat kimi işler gereksiz, zararlı ya da insanı tüketen koşullarda sürüyor. Çalışma Hakkı mı, Gelir Hakkı mı?

Toplum herkese iş vermeyi vaat ediyor; fakat kimi işler gereksiz, zararlı ya da insanı tüketen koşullarda sürüyor. Çalışma Hakkı mı, Gelir Hakkı mı? sorusu böyle bir anda soyut ekonomi kitabından çıkıp hayatımızın içine giriyor. İş konuştuğumuzda yalnız üretimi değil; kira gününü, bakım yükünü, boş zamanı ve kötü bir ilişkiye hayır diyebilme gücünü de konuşuyoruz. Sosyal haklar, istihdam ve geçim içinde seçenekler çok görünebilir, fakat işsizler, düşük ücretliler, bakım verenler ve çalışamayacak durumda olanlar aynı pazarlık gücüne ve bekleme imkânına sahip değildir. Ekonomik ilişkiyi anlamak için yalnız sözleşmede ne yazdığına değil, o sözleşmeyi reddetmenin neye mal olduğuna da bakmak gerekir.

TÜİK’in 2025 yıllık verisinde işsizlik oranı yüzde 8,3, istihdam oranı yüzde 49 olarak açıklandı; kadınların istihdam oranı erkeklerin çok altında kaldı. ILO’nun 2025 küresel görünümü ise genç işsizliği, cinsiyet eşitsizliği ve yavaşlayan istihdam artışının sürdüğünü vurguluyor. Tek oranlar önemli olmakla birlikte, aramaktan vazgeçenleri, eksik çalışanları ve işin niteliğini aynı açıklıkla göstermez. Bu veriler burada savunulan düşüncenin yerine geçmiyor; her ülke, sektör ve hane aynı deneyimi yaşamıyor. Yine de geçimi yalnız ücretli işe katılmanın ödülü saymak alışkanlığının neleri sakladığını görmemizi sağlıyor. Aykırı Medya’nın amacı okura doğru ekonomi dersini vermek değil. Daha çok, olağan kabul ettiğimiz ücretin, borcun, iş gününün ve mülkiyetin hangi ilişkiler üzerinde durduğunu birlikte yeniden açmak.

Anlamlı iş hakkı

İstihdam sayısını büyütmek için zararlı veya aşağılayıcı işi çoğaltmak çalışma hakkının amacını boşaltır. Teknoloji bu ilişkiyi ortadan kaldırmak yerine biçimini değiştirebilir. Emir ekrandaki öneriye, işten çıkarma hesap kapatmaya, mesai çevrimiçi görünmeye dönüşür. Sosyal haklar, istihdam ve geçim içinde aracı dijital olduğunda karar daha nesnel görünür; oysa ölçüyü seçen, veriyi tutan ve itiraz kapısını açan yine toplumsal bir güçtür.

Anlamlı iş hakkı bakımından adalet, herkese aynı cümleyi söylemekten ibaret değildir. Gelir, statü ve güvence farkı aynı kuralın etkisini değiştirir. Anlamlı iş olanağıyla koşulsuz temel güvenceyi birbirinin rakibi olmadan tartışmak ayrıcalık dağıtmak için değil, görünürde eşit ilişkinin maddi sonucunu sınamak için gereklidir. Eşitlik bazen aynı payı, bazen daha ağır yükü taşıyanın daha güçlü korunmasını ister.

Gelirin koşulu

Yaşama araçlarını yalnız işverene bağlamak kişinin kötü işi reddetme gücünü azaltır. İlk bakışta mesele kişisel seçim gibi görünebilir. Oysa geçimi yalnız ücretli işe katılmanın ödülü saymak, seçeneğin hangi kira, borç, bakım yükü ve işsizlik korkusu altında seçildiğini gizler. İnsanların iradesi vardır; fakat irade boşlukta hareket etmez. Ekonomiyi anlamak, kişiyi edilgen ilan etmek değil hangi kararın ne kadar ağır bedelle verilebildiğini görmek demektir.

Burada özgürlük ile güvence birbirinin karşıtı değildir. Güvence olmadan kişi kötü işe, borca veya bağımlı ilişkiye hayır diyemez; aşırı korumacı kurum da kişi adına bütün kararı alabilir. Gelirin koşulu, maddi zemini sağlamlaştırırken söz ve çıkış hakkını koruyan bir düzenin mümkün olup olmadığını araştırmayı gerektirir.

Bakımın statüsü

Ücretli işi olmayan bakım veren “çalışmıyor” sayılırken toplum onun emeğine dayanır. Sayılar bu ilişkinin bir bölümünü görünür kılar. Yine de oran, ortalama ve endeks hangi hanenin hangi hayatı yaşadığını tek başına söylemez. Anlamlı iş olanağıyla koşulsuz temel güvenceyi birbirinin rakibi olmadan tartışmak, nicel veriyi reddetmek değil onu kira, zaman, cinsiyet, statü ve güç farkıyla birlikte okumaktır. Veri tartışmayı bitiren mühür değil, daha iyi soruyu mümkün kılan ortak bir başlangıç olabilir.

Güncel araçlar ve çalışma biçimleri değiştikçe bakımın statüsü de yeni biçimler alacaktır. Bugün yan hak görünen uzaktan çalışma yarın zorunlu, küçük prim temel gelir, geçici izleme kalıcı sicil olabilir. Bu yüzden bir kez alınan onay sonsuz izin sayılmamalı; kural belirli aralıklarla sonuçtan etkilenenlerle yeniden açılmalıdır.

Çalışamayacak olanlar

Hastalık, engellilik ve yaşlılık gelir hakkını üretkenlik sınavına bağlamanın adaletsizliğini gösterir. Ölçek değiştiğinde çözümün biçimi de değişir. Bir ekip içinde güvenle yürüyen sözlü anlaşma, binlerce çalışan ve karmaşık tedarik zincirinde kapalı iktidar üretebilir. Buna karşılık büyük yapı zorunlu olarak merkezî buyruğa mahkûm değildir. Açık kayıt, seçilmiş görev, toplu pazarlık ve geri çağırma, karmaşıklığı yönetirken sözü paylaşmanın yollarıdır.

Anlamlı iş olanağıyla koşulsuz temel güvenceyi birbirinin rakibi olmadan tartışmak tek başına kusursuz bir çözüm değildir. Şeffaf veri uzmanı, toplantı zamanı boş olanı, ortak fon içeridekini, yerel ağ güçlü aileyi yeniden kayırabilir. Bu yüzden her araç kendi kör noktasını denetleyecek başka bir kapıyla tamamlanmalıdır: erişilebilir bilgi, görev dönüşümü, bağımsız itiraz ve dışarıda kalanın sözü.

İki hakkın ortaklığı

Gelir güvencesi işi anlamsızlaştırmak zorunda değildir; insanın daha uygun ve toplumsal yararlı işi seçmesini sağlayabilir. Bu başlıkta niyet önemli ama yeterli değil. İyi niyetli yönetici de bütçe ve rekabet baskısıyla zararlı bir düzeni sürdürebilir; zor durumda olan küçük işletme de maliyetini daha güçsüz çalışana devredebilir. Yaşamak için çalışmak zorunda olmakla çalışma hakkına sahip olmak aynı şey mi? Cevabı kişinin karakterinde aramak yerine, itiraz edildiğinde ne olduğuna ve zararı kimin üstlendiğine bakmak daha açıklayıcıdır.

Bu tartışmada piyasa ile devlet arasında kapalı bir seçim yapmak gerekmiyor. Şirket, kamu kurumu, kooperatif ve yerel ağ farklı koşullarda hem ihtiyaç karşılayabilir hem güç biriktirebilir. İki hakkın ortaklığı, kurumun etiketinden önce çalışanların ve kullanıcıların bilgiye, denetime ve geri çağırmaya gerçekten erişip erişmediğine bakmayı önerir.

Yaşamak için çalışmak zorunda olmakla çalışma hakkına sahip olmak aynı şey mi? Bunu tek cümleyle kapatmak kolay olurdu; oysa Çalışma Hakkı mı, Gelir Hakkı mı? tam da kolay cevabın dışında kalan güç farklarını görünür kıldığı ölçüde işe yarıyor. Anlamlı iş olanağıyla koşulsuz temel güvenceyi birbirinin rakibi olmadan tartışmak ancak sonuçtan etkilenenlerin bilgisi, gerçek itiraz hakkı ve kötü seçeneği reddedebilecek maddi güvenceyle birlikte anlam taşır. Anarşist düşüncenin ekonomi tartışmasına kattığı kuşku, her örgütlenmeyi dağıtmak değil; üretimi mümkün kılanların neden üretimin amacı ve koşulları üzerinde bu kadar az söz sahibi olduğunu sormaktır.

Ekonomi bizden uzakta, yalnız uzmanların okuyabildiği rakamlar alanı değil. Vardiyayı kimin hazırladığı, evdeki ücretsiz işi kimin yaptığı, fiyat artınca hangi harcamadan vazgeçildiği ve teknoloji zaman kazandırdığında bu zamanın kime kaldığı da ekonomidir. Sosyal haklar, istihdam ve geçim içindeki küçük bir kuralı bu gözle incelemek, büyük bir gelecek tasarımını beklemeden güç ilişkisini görmemizi sağlar. Belki daha özgür bir ekonomi, herkese tek bir yaşam biçimi vermekle değil; insanların ihtiyaçlarını karşılamak için birbirine bağlı olduğunu kabul ederken bu bağlılığın hiç kimseye sürekli buyurma hakkı vermemesini sağlamakla başlayacaktır.


Kaynak ve okuma notları

  • TÜİK — İşgücü İstatistikleri, 2025: https://veriportali.tuik.gov.tr/tr/press/57996/metadata - ILO — World Employment and Social Outlook: Trends 2025: https://www.ilo.org/es/publications/flagship-reports/perspectivas-sociales-y-del-empleo-en-el-mundo-2025 - ILO — WESO May 2025 Update, Türkçe: https://www.ilo.org/tr/publications/d%C3%BCnyada-i%CC%87stihdam-ve-sosyal-g%C3%B6r%C3%BCn%C3%BCm-may%C4%B1s-2025-g%C3%BCncellemesi

Bu kaynaklar yazılardaki güncel bağlamın denetlenmesi için kullanıldı. Metinler kaynakların özeti değildir; emek ve ekonomi ilişkilerini gündelik yaşam, güç dağılımı ve anarşist düşüncenin açtığı sorular içinde tartışır.


Bu dosyadaki metinler Aykırı Medya Kolektifi’nin ortak çalışmasıdır. İçerikler tek bir kişinin imzasını veya değişmez görüşünü temsil etmez; tartışmaya açık, anonim ve kolektif bir düşünme sürecinin parçasıdır.

Paylaş

Bu yazı yalnızca bu dilde mevcut.

Yorumlar · Yorum yok

Yorum yapmak için giriş yapın.

  • Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Bülten

Yeni yazılardan haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakın.

Ziyaret istatistiklerini tutmak için çerez kullanıyoruz. Gizlilik ve Çerez Politikası